CANLILIK VE BİLİNCİN ONTOLOJİK ÇÖKÜŞ KURAMI

PARADOKSUM


CANLILIK VE BİLİNCİN ONTOLOJİK ÇÖKÜŞ KURAMI


I. ÖNSÖZ — "Canlı" Nedir, "Can" Nedir, Bu Soru Hiç Soruldu Mu?

  1. Biyoloji canlıyı; hücre yapısına, metabolizmaya, çoğalmaya bağlar.
  2. Oysa bir hücrenin "can"lı olduğunu, kim ölçüyor?
  3. Atomlar, moleküller “ben canlıyım” diyemez.
    O zaman canlılık sadece bizim dayattığımız bir kategoridir.
  4. Canlılığı biyolojinin laboratuvarında değil, ontolojinin aynasında sorgulamalıyız.

II. CANLI NEDİR? — CANLI OLMAYANIN ÇOCUĞU

  1. Canlı organizma, cansız atomlardan oluşur.
  2. Cansızlardan, canlı üreten doğa, bir “can” ilave etmiş olmalı.
  3. Ama fizik ve kimya, bu “can”ın ne olduğunu bilmez.
    Çünkü can, laboratuvarda ölçülemeyen bir varlıktır.
  4. O halde canlılık, varlık kategorilerimizin “tanımsal illüzyonudur.”

III. BİLİNÇ: GÖRENİN GÖRÜLDÜĞÜ AN

  1. Beyin, sinyaller üretir.
    Peki, o sinyalleri kim izliyor?
  2. Nöronlar, kendi elektrik akımlarını “ben düşünüyorum” diyemez.
  3. Bilinç, beynin “ürettim” dediği bir yan ürün değil,
    o üretilenin fark edilmesidir.
  4. Farkındalık, farkındalığın farkında olunca bilinç olur.

IV. BİYOLOJİK ÇÖKÜŞ PARADOKSU: HÜCRELERİN BİLİNÇSİZ HARMONİSİ

  1. Trilyonlarca hücre, bilinçsizce çalışırken
    nasıl olur da bilinçli bir “ben” ortaya çıkar?
  2. Hücrelerin hiçbiri “ben insanım” demezken,
    bu hücreler bütünü nasıl olur da “ben insanım” der?
  3. Bu, biyolojinin kendi içinde çözemeyeceği bir varlık paradoksudur.

V. CANLI, KENDİNİ DÜĞÜMLEYEN BİR REZONANS MIDIR?

  1. Varlık frekansları arasında belirli rezonans eşiklerine ulaşınca,
    madde “canlı” olarak gözükür.
  2. Ancak bu canlılık, dışarıdan yüklenmiş bir enerji değildir.
  3. Canlılık, varlığın kendini izleyen yansımasının düğümlenmesiyle oluşur.
  4. Bu rezonans kaybolduğunda “ölüm” dediğimiz dağılım başlar.

VI. BİLİNÇ, SÜREKLİLİĞİ OLMAYAN PARLAK ANLAR MIDIR?

  1. Bilincin sürekliliği bir illüzyondur.
  2. Zihin, her an kesintili karelerden oluşan bir bilinç akışı yaşar.
  3. Bu kareler arasında mikro boşluklar vardır.
  4. Canlılık, işte bu boşluklarda “var” ve “yok” olmanın eşiğinde titrer.

VII. YENİ BİR CANLILIK TANIMI: "DÜĞÜMLENEN FARKINDALIK"

  1. Canlılık, varoluşun belirli rezonans eşiklerinde
    kendini fark etme kapasitesidir.
  2. Hücre, bu kapasiteye ulaşamaz.
    Ama hücrelerin birliği, rezonans yoğunluğunu artırınca farkındalık eşiği doğar.
  3. Bu eşiğe ulaşılamazsa, canlılık “otomatik bir makina” gibi sürer.
  4. Bilinçli canlı, bu eşikte dans eden bir yankıdır.

SONUÇ — “Canlılık, Varlığın Kendini İzleyen Aynasıdır.”

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Gerçekleşen Vaat

Cin: “Görünmeyenin Dalga-Form Varlığı” Teorisi (CİNDAV Teorisi)

ŞANS RİTÜELLERİ