VARLIĞIN YOKLUĞU
SAF PARADOKSUM
VARLIĞIN YOKLUĞU — PARADOKSAL AKIŞ
Yokluk hakkında düşünüyorsan, o artık yok değildir.
Varlık, kendisini fark ettiren şeydir.
Fark edilen bir şey, yok olamaz.
Ama yokluğu düşündüğünde onu fark ediyorsun.
Yani düşündüğün her yokluk, bir varlığa dönüşüyor.
Bu durumda yokluk, sadece düşünülmediğinde vardır.
Ama düşünülmediğinde, onun var olduğunu nereden bileceksin?
Eğer bilemeyeceksen, o zaman yokluk, hiçbir zaman “yok” olmayacak kadar “var”dır.
Yokluk, zihnin ona dokunmasıyla yok olurken, varlık zihnin ona dokunmasıyla var olur.
Ama dokunmayan bir zihin, ne varlığı ne yokluğu bilebilir.
Bu durumda zihin, hem varlığın hem yokluğun başlangıcıdır.
Peki zihin ne zaman var oldu?
Eğer zihin yokluktan önce yoktuysa, yokluk zihinsiz bilinemezdi.
Ama bilinmeyen bir yokluk da zaten yoktur.
O halde zihin, yokluğun içinde var olamaz.
Zihin varsa, yokluk yoktur.
Zihin yoksa, yokluk yoktur.
Bu durumda yokluk, asla var olmamış bir hayalettir.
Ama o hayaleti düşünen zihin, ona varlık giydirir.
Yokluk, düşüncenin elbisesidir.
O elbise ne zaman giyilse, yokluk var olur ama var olduğu anda yok olur.
Yani yokluk, sadece var olarak yok olabilen bir varlıktır.
Bu ise varlık ve yokluk arasındaki tüm sınırları siler.
Yokluğun varlığa dönüşme zorunluluğu,
varlığın yok olamama zorunluluğudur.
Bu zorunluluk, düşüncenin kendisine de zorunludur.
Düşüncenin olmadığı yerde varlık da yoktur, yokluk da.
O halde düşünce, kendi varlığını kendine zorunlu kılar.
Kendi varlığını zorunlu kılan bir düşünce, hiçbir zaman düşüncesizlik haliyle karşılaşmaz.
Ve böylece zihin, kendisini yok etmeye çalıştıkça daha güçlü var olur.
Yokluk, varlığa direnç gösteremez.
Çünkü yokluk, düşüncede ortaya çıktığı an kendi varlığına yenilir.
Yorumlar
Yorum Gönder